‘Erkek Hastalıkları’ Kategorisi

PostHeaderIcon Erkeklerde Saç Dökülmesi

Saçlar hakkında kısaca bilgi verir misiniz?

Her bir saçın yaşam döngüsü vardır. Bunlar yaklaşık olarak üç yıl ya da daha fazla süren aktif dönem, hemen bunu izleyen ve birkaç gün süren geçiş dönemi ve ardından da üç ay kadar devam eden dinlenme dönemidir. Saçlar günde yaklaşık olarak 1/3 mm uzar. Fizyolojik olarak bir gün içinde ortalama 100 kadar saç dökülmesi söz konusudur.

Saç dökülmesini tanımlar mısınız?

Saç dökülmesine tıp dilinde alopesi adı verilir. Saçların insan yaşamı için yaşamsal önemi yoktur ancak çok önemli psikolojik işlevleri bulunur. Özellikle kadınlarda büyük stres yaratabilir.

Saç dökülmesine yol açan etmenler nelerdir?

Saç dökülmeleri nedbesiz (skarsız) veya nedbeli (skarlı) olabilir.

Skarsız olan alopesilerin en sık görülen nedeni androgenetik alopesi lerdir. Saçlarda incelmeyle başlayan hastalık erkeklerde daha şiddetli seyreder. Zemininde ırsi bir yatkınlığın olduğu düşünülmektedir. Tedavisinde bazı hormonal ilaçlar kullanılır. Halk arasında yanlış olarak saçkıran adıyla bilinen önemli bir skarsız alopesi nedeni de alopesi areata dır. Bu hastalığın en sık görülen şeklinde saçlı deride odaklar halinde saç dökülmeleri vardır. Vücudun savunma sistemlerindeki yetersizlik sonucunda bazı enfeksiyon odaklarının tetiklemesiyle ortaya çıktığı düşünülmektedir. Kendiliğinden de düzelebilen hastalığın şiddetli şekillerinde kortizonlu ilaçlar ve ışık (PUVA) tedavisi kullanılabilir. Bu hastalıklar haricinde Telogen effuvium denilen aktif dönemdeki saçların bir anda ve çok sayıda dinlenme dönemine geçmesi ile gelişen bir tablo vardır. Burada yaygın bir saç dökülmesi olur. Saçlar 3-4 ay içinde incelir ve seyrekleşir. Yenidoğan döneminde ve doğum sonrasında fizyolojik olarak görülebilir. Bundan başka siddetli enfeksiyon hastalıkları, ağır seyirli müzmin hastalıklar, büyük cerrahi girişimler, tiroid bezinin az çalışması, sara hastalığı için kullanılan ilaçlar, hormonlar ve ağır metaller böylesi bir tabloya neden olabilir. Tedavisinde bu tabloya yol açan etmenlerin ortadan kaldırılması esastır. Bunlardan başka demir, protein, çinko eksiklikleri, radyasyon tedavisi, frengi hastalığı ve mantar hastalıkları skarsız saç dökülmelerine yol açabilmektedir. Özellikle kadınlarda saçların arkada topuz yapılması veya güneş gözlüklerinin sürekli olarak bir saç tutacağı gibi kafada tutulmasının da gerginlik tipi alopesiye neden olabileceği unutulmamalıdır.
dsaDevamını Oku »

PostHeaderIcon Sünnet

Tarihçe
Sünnetin tarihi MÖ 6000 li yıllara kadar uzanır. Eski Mısır piramitlerinde bulanan bazı mumyaların sünnetli oldukları görülmüştür. Hz.ibrahim’in adeti olduğu söylenmektedir.Tarih boyunca Mısırlılar,Yahudiler, Babilliler in sünnetli oldukları görülmüştür.
Fakat sünnetin devamlı bir adet haline gelmesi Hz. Muhammed’in (S.A) Müslümanlara tavsiyesi ile kalıcı olarak uygulanmasına vesile olmuştur.Bugün artık sünnet hem peygamberin tavsiyesi hem de tıbbî yararından dolayı yapılmaktadır. Sünnet artık batı ülkelerinde de tıbbî yararından dolayı yapılır olmuştur.

Sünnet olmayanlarda oluşabilecek hastalıklar şunlardır:

1-Sünnet derisi iltihabî hastalıklar. (Balanitis, posthitis)
2-Sünnet derisi darlığı. Bu durum acil sünneti gerektirir. Çünkü idrarını tam yapamayan çocuk içerisinde biriken idrar nedeni ile böbrek yetmezliklerine kadar varan hastalıklara neden olur.
3-Sünnet derisinin uzun ve dar olması nedeni ile derinin geriye kaçarak penis başını boğması.(Parafimosis). Bu da acil sünnet gerektiren bir durumdur. Sünnet olunmazsa penis başının kansız kalması sonucu kangren meydana gelir
4-Sünnet derisi altında taş teşekkülü. Bu salgı normalde sünnet derisi altından salgılanır. Dışarıya atılmazsa taş oluşur.
5-Sünnet derisi altında toplanan idrar sonuçta iltihaba dönüşür ve böbreklere varan hastalıklara sebebiyet verir.
6-Sünnet olan penis dış temaslara sürtünmelere karşı dayanıklı olur. Bu nedenle sık sık yara oluşması önlenir
7-Sünnetlilerde penis başı hassasiyeti azaldığı için erken boşalma dediğimiz izal hadisesi daha azdır.
8-Sünnet olmayanlarda seksüel durumlarda meninin sünnet derisi altında kalmasından ve daha az miktarda atıldığından dolayı kısırlıklar görülmüştür.
9-Sünnetsiz olanlarda selim ve habis kanserler daha sık görülür.Eşlerinde ise Rahim ağzı kanserlerine daha sık rastlanır.
10-Sünnetsizlerde Frengi Belsoğukluğu gibi zührevi hastalıklar daha sıktır.

SÜNNET KAÇ YAŞINDA YAPILMALIDIR ? VE SÜNNET PSİKOLOJİSİ

Klasik görüş sünnetin erken yaşlarda yapılmasıdır. Bugün hâlâ Yahudiler erkek çocuğun doğumundan itibaren 20 gün içerisinde dini tören ile yapmaktadırlar.
Sünnetin 20 gün içerisinde yapılmasının faydaları şunlardır:
1-20 günlük çocukta ağrı duyusu tam gelişmediği için sünnet uyuşturulmadan yapıla bilinir.
2-Pipide damarlaşma çok olmadığı için sünnet sırasında kanama pek olmaz.Çocukta kan durmaması hastalığı (hemofili) varsa bile ciddi bir komplikasyon çıkarmaz.
3-Çocuklarda yara iyileşmesi çabuk olduğu için sünnet yarası çabuk iyileşir.Dikiş koymak gerekmez
4-Sünnet derisi darlıklarında acil sünnet gerektirecek durum önlenmiş olur
5-Yeni doğanda kişilik gelişmediği için sünnet sonrası psişik travma önlenmiş olur

Erken dönemde bu yapılacak sünnet faydalarına rağmen gene de ileri bir tarihe ertelene bilinir. Meselâ hipotrombinemi (kanda trombin azlığı) durumunda sünnet ileri bir yaşa ertelenilir. Çünkü bu durum sünnet sonrası kanamalara neden olur. Böylece tedaviden sonra sünnet düşünülür.
Son olarak şunu söyleyebiliriz sünnet ya ilk 20 günde veya 7 yaşından sonra yapılmalıdır.Çocuğun 1-6 yaş arası özellikle 4-5 yaş arası psikososyal gelişme devreleridir. Bu yaşlarda çocukta pipisini kaybetme korkusu vardır. Anneye de bağlılık son derece kuvvetlidir. Bu yaşta yapılacak bir sünnet psişik travmalara neden olur. 7 yaşından sonra bu psikososyal devre bir durgunluğa girer ve ergenlik çağına kadar devam eder.
Çocukların çok küçük yaşlarda da sünnet edilmeleri tavsiye edilmiyor. Zira bu yaşlarda sünnet olan çocuklar sosyolojik açıdan töre ve törenlerden ayrı kaldığı için ileriki yaşlarda bir eziklik içerisine girebilir.
İleri yaşlarda yapılacak sünnet, çocuğun psikososyal açıdan gelişmesini sağlayacaktır.Toplumun bir üyesi olduğunu fark edecek.Neden sünnet olduğunu ve dini bir vecibeyi yerine getirdiğini anlayacaktır.
Türklerde sünnet olmuş bir çocuğun ruhi ve ve bedeni bakımından olgunlaştığı geliştiği ve serpildiğine inanılır. dsaDevamını Oku »

PostHeaderIcon Erkeklerde böbret taşı sorunu!

Bursa’da özel bir hastanede görev yapan üroloji uzmanı Doç. Dr. Murat Şamlı, en sık 20-40 yaş grubunda ortaya çıkan böbrek taşlarının, erkeklerde, kadınlara göre daha sık görüldüğünü ifade etti. Şamlı şöyle
konuştu:

”Ergenlik döneminde testosteron düzeyinde yaşanan yükselme ve bunun karaciğerde oksalat üretimini artırması, erkeklerin böbreklerinde daha fazla taş olmasının nedeni olarak düşünülmektedir. Bu nedenle çocuklarda ve kadınlardaki düşük testosteron düzeyi bu kişileri böbrek taşlarından korumaktadır. Öte yandan taş luşumunu önleyen ve idrarda bulunan sitrat isimli maddenin kadınlarda daha yüksek oranlarda bulunması da taşların daha az görülmesini açıklayabilir.”

Coğrafi olarak sıcak, kuru ve kurak iklime sahip bölgelerde veya tropik alanlarda yaşayanlarda, böbrek taşlarının daha sık görüldüğüne dikkat çeken Şamlı, öte yandan dsaDevamını Oku »

PostHeaderIcon erkekte cinsel güçsüzlük

Cinsel Güçsüzlük Ülkemizde ve dünyada erkeklerin daha çok ileri yaşlarda olsa da artık genç yaşlarda da sık karşılaştığı bir hastalıktır. Cinsel güçsüzlük çok çeşitli şekillerde tanımlanabilir ama kısaca erkeğin cinsel gücünden memnun olmaması olarak da tarif edilebilir. Bazen bu durum gerçek bir cinsel güçsüzlük değilse de kişi hekime başvurmaktadır. Özellikle şehir yaşantısının getirdiği stres ile bu hastalığın hem sıklığı artmış hem de daha genç yaşlarda görülmeye başlamıştır.

Cinsel güçsüzlükte neden ya ruhsal ya da bedenseldir. Burada ilke olarak hasta öncelikle bir üroloji uzmanı tarafından değerlendirilir ve bedensel bir neden olup olmadığı araştırılır. Eğer böyle bir neden saptanmazsa veya ruhsal bir neden düşünülürse bir psikiyatri uzmanına yollanır. Bazen her iki nedende mevcut olabilir ve bu nedenle her iki branştaki hekim tarafından tedavi dsaDevamını Oku »

PostHeaderIcon erkekte üreme sorunları

erkeklerde üreme sorunları Penisin küçüklüğü kişinin yetersiz olduğunu gösterir mi?
Büyük bir penis erkeklik gücünün simgesi değildir. Pek çok genç çevreden duyduğu abartılı tanımlamalarla kendi penislerinin küçük olduğunu düşünerek yetersizlik duygusu ile endişe yaşar. Oysa, penisin büyüklüğü ile bireyin cinsel yönden yetersizliği arasında bir bağlantı yoktur. Vücudun diğer bölgeleri gibi penisler de değişik boyutlara sahip olabilir.
Tüylenme ve sivilceler
Ergenlik döneminde erkeklerin yakındıkları konuların başında ergenlik sivilceleri gelmektedir. Cilt bakımının kızlara özgü bir işlem olduğu gibi bir yanlış düşünüş yüzünden temizliklerine gerekli özeni göstermeyebilirler. Oysa insanın bedenine gösterdiği özen ve bakım kendisine duyduğu saygının da bir göstergesidir. Bu nedenle erkeklerde cilt temizliklerine ve bakımlarına özen gösterirlerse, kısa bir süre sonra geçecek olan sivilceli dönemlerini rahat ve sağlıklı atlatmış olurlar, bir güven kaybına uğramazlar.

Bedenlerindeki tüylerin çokluğu ya da azlığı dsaDevamını Oku »

PostHeaderIcon erkekte kısırlık

erkeklerde kısırlık, kısırlık tedavisi, kısırlık hakkında bilgiler Hazırlayan:Dr. Murat Çakan, SSK Dışkapı Eğitim Hastanesi 2. Üroloji Kliniği

Kısırlık herhangi bir korunma olmadan, yani eşlerin istemelerine rağmen 1 yıl içerisinde çocuk sahibi olamamalarıdır. Kabaca, nedenlerin üçte birinde erkekte, üçte birinde kadında ve üçte birinde de her ikisinde de bozukluk vardır. Yani hastalık yarı yarıya erkektedir. Ülkemizde kadınlar bu konuya daha mantıklı yaklaşmakta ve böyle bir durumda Kadın-Doğum uzmanına rahatça başvurmaktadır. Buna rağmen erkekler hem Üroloji uzmanına çok daha az başvurmakta hem de yanlış yere kadınları suçlamakta ve dolayısıyla tedavi gecikmektedir. Bazen de bu yanlış düşüncenin sonucunda çok rahatlıkla tedavi edilebilecek hastalıklar nedeniyle ayrılıklar olabilmektedir. Bundaki asıl yanlış düşünce erkeklik ile kısırlığın birbirine karıştırılmasıdır. Oysa erkeklik erkek hormonu tarafından sağlanan bir durumdur. Oysa kısırlıkta bu hormonun bozukluğu çok nadirdir. Yani bir erkeğin cinsel gücü tam olmasına rağmen kısırlık durumu hatta hiç üreme hücresi olmaması durumu olabilmektedir.

Erkekte kısırlık yapan nedenler çok çeşitlidir
Kabaca ya yumurtalıkları etkileyen çeşitli hastalıklar vardır ya yumurtalıkların kendisi bozuktur ya da kanallarda tıkanıklık vardır. Bunlardan hangi nedenin var olduğuna ve tedavisinin nasıl olacağına ancak bir üroloji uzmanı karar verebilir. Asıl bilinmesi gereken bir hususta şudur: kısırlık durumunda erkekte sadece usulüne uygun yapılmış bir meni tetkiki ile erkekte bir bozukluk olup olmadığı saptanabilmektedir. Ancak bu tetkikin güvenilir bir laboratuvarda ve usulüne uygun yapılması gereklidir. Şüpheli durumlarda yeni meni tetkikte yaptırılabilir. Bu tetkikin dsaDevamını Oku »