<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>Sağlık</title>
	<atom:link href="http://www.sagliksiz.net/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sagliksiz.net</link>
	<description>Cinsellik, sağlık, hastalık ve belirtileri, tedavi yöntemleri !</description>
	<pubDate>Tue, 03 Jun 2008 00:35:53 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.5.1</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Erkeklerde böbret taşı sorunu!</title>
		<link>http://www.sagliksiz.net/erkeklerde-bobret-tasi-sorunu.html</link>
		<comments>http://www.sagliksiz.net/erkeklerde-bobret-tasi-sorunu.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Jun 2008 00:35:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Erkek Hastalıkları]]></category>

		<category><![CDATA[böbrek]]></category>

		<category><![CDATA[böbrek taşı]]></category>

		<category><![CDATA[böbrek yetersizliği]]></category>

		<category><![CDATA[erkekelrde böbrek taşı sorunları]]></category>

		<category><![CDATA[taş düşürme. bira. böbrek ve bira]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliksiz.net/erkeklerde-bobret-tasi-sorunu.html</guid>
		<description><![CDATA[Bursa&#8217;da özel bir hastanede görev yapan üroloji uzmanı Doç. Dr. Murat Şamlı, en sık 20-40 yaş grubunda ortaya çıkan böbrek taşlarının, erkeklerde, kadınlara göre daha sık görüldüğünü ifade etti. Şamlı şöyle
konuştu:
&#8221;Ergenlik döneminde testosteron düzeyinde yaşanan yükselme ve bunun karaciğerde oksalat üretimini artırması, erkeklerin böbreklerinde daha fazla taş olmasının nedeni olarak düşünülmektedir. Bu nedenle çocuklarda ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bursa&#8217;da özel bir hastanede görev yapan üroloji uzmanı Doç. Dr. Murat Şamlı, en sık 20-40 yaş grubunda ortaya çıkan böbrek taşlarının, erkeklerde, kadınlara göre daha sık görüldüğünü ifade etti. Şamlı şöyle<br />
konuştu:</p>
<p>&#8221;Ergenlik döneminde testosteron düzeyinde yaşanan yükselme ve bunun karaciğerde oksalat üretimini artırması, erkeklerin böbreklerinde daha fazla taş olmasının nedeni olarak düşünülmektedir. Bu nedenle çocuklarda ve kadınlardaki düşük testosteron düzeyi bu kişileri böbrek taşlarından korumaktadır. Öte yandan taş luşumunu önleyen ve idrarda bulunan sitrat isimli maddenin kadınlarda daha yüksek oranlarda bulunması da taşların daha az görülmesini açıklayabilir.&#8221;</p>
<p>Coğrafi olarak sıcak, kuru ve kurak iklime sahip bölgelerde veya tropik alanlarda yaşayanlarda, böbrek taşlarının daha sık görüldüğüne dikkat çeken Şamlı, öte yandan <span id="more-897"></span>genetik ve diyete bağlı faktörlerin de coğrafi faktörlere ilave etkisi olduğunu bildirdi.</p>
<p>Şamlı, sadece Türkiye&#8217;de değil, dünya çapında yapılan çalışmaların Akdeniz ülkelerinin yanı sıra Kuzey Hindistan, Pakistan, kuzey Avustralya, İskandinavya, orta ve güney Amerika gibi bölgelerde böbrek taşlarının daha sık şekilde ortaya çıktığını gösterdiğini vurguladı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliksiz.net/erkeklerde-bobret-tasi-sorunu.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Cinsel isteği artıran yiyecek</title>
		<link>http://www.sagliksiz.net/cinsel-istegi-artiran-yiyecek.html</link>
		<comments>http://www.sagliksiz.net/cinsel-istegi-artiran-yiyecek.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Jun 2008 00:31:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>

		<category><![CDATA[Şifalı Bitkiler]]></category>

		<category><![CDATA[azdırıcı]]></category>

		<category><![CDATA[azdırıcı yiyecekler]]></category>

		<category><![CDATA[azmak]]></category>

		<category><![CDATA[cinsel iştah]]></category>

		<category><![CDATA[cinsel isteği artıran yiyecekler]]></category>

		<category><![CDATA[cinsel istek]]></category>

		<category><![CDATA[maydanoz]]></category>

		<category><![CDATA[maydonozun faydaları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliksiz.net/cinsel-istegi-artiran-yiyecek.html</guid>
		<description><![CDATA[Maydanozun provitamin A (Beta karoten) kaynağı olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Uğur, bu özelliği ile görme gücüne, kılcal damar sistemine, adrenal bezine ve tiroid bezine iyi geldiğini kaydetti. Bir tutam maydanozun günlük C vitamini ihtiyacının çoğunu karşıladığını vurgulayan, maydanozun
yüksek klorofil miktarı ile böbreklerin, karaciğerin ve idrar yollarının temizlenmesine yardımcı olduğunu dile getiren Uğur, &#8220;Maydanoz suyundaki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Maydanozun provitamin A (Beta karoten) kaynağı olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Uğur, bu özelliği ile görme gücüne, kılcal damar sistemine, adrenal bezine ve tiroid bezine iyi geldiğini kaydetti. Bir tutam maydanozun günlük C vitamini ihtiyacının çoğunu karşıladığını vurgulayan, maydanozun</p>
<p>yüksek klorofil miktarı ile böbreklerin, karaciğerin ve idrar yollarının temizlenmesine yardımcı olduğunu dile getiren Uğur, &#8220;Maydanoz suyundaki yüksek klorofil miktarı kanı arttırarak oksijeni metabolize eder ve böbreklerin, karaciğerin, idrar yollarının temizlenmesine yardımcı olur. Sindirim enzimlerini uyararak sindirim rahatsızlıklarını dindirir. İnce bağırsaktaki peristaltik hareketleri arttırır. Mide ve bağırsaklardaki gaz birikmesini önler&#8221; dedi.</p>
<p>Maydanozun böbrek taşı, tansiyon ve idrar söktürücü etkilerinin de bulunduğunu belirten Yrd. Doç. Uğur, maydanoz hakkında şu bilgileri verdi: &#8220;Yapraklarında uçucu yağlar, flavonoidler (apigenin), protein, klorofil ve glikozit, köklerinde ise uçucu yağ, şeker, müsilaj ve glikozit bulunur. Yapraklar vitamin (A,C,K), demir, potasyum, kükürt, kalsiyum, magnezyum ve klorin yönünden zengindir. Toksinlerin vücuttan atılmasını sağlar, kanı <span id="more-896"></span> temizler. Kansızlık, mesane iltihaplanması, kum, romatizma, böbrek taşı, tansiyon, şişmanlama ve damar sertliğine karşı etkilidir. Yaprakları idrar söktürücü olarak kullanılır. Ayrıca, iltihaplı yaraların iyileşmesine yardım eder, aybaşı sancılarını keser. Cinsel istekleri artırıcı (afrodizyak) özelliği vardır. Kökleri de aynı özelliklere sahiptir. Taze yaprakların aşırı tüketimi papağan ve diğer kuşlar için toksik etkileri nedeniyle tehlikeli olabilir.&#8221;</p>
<p> <span id="adsclickad"></span><span onmouseout="adsClickActionR0265R('out', 'ORDU', event, this);return true;" onclick="adsClickActionR0265R('click', 'ORDU', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR0265R('over', 'ORDU', event, this);return true;" id="adsclickad" class="adsmartlinkR0265R"><font color="#ff0000">ORDU</font></span> (İHA) - Ordu Üniversitesi (ODÜ) Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Atnan Uğur, maydanozun <span id="adsclickad"></span><span onmouseout="adsClickActionR0265R('out', 'insan', event, this);return true;" onclick="adsClickActionR0265R('click', 'insan', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR0265R('over', 'insan', event, this);return true;" id="adsclickad" class="adsmartlinkR0265R"><font color="#ff0000">insan</font></span> vücuduna büyük yararları olduğunu söyledi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliksiz.net/cinsel-istegi-artiran-yiyecek.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sıcaklarla birlikte Kalp krizi</title>
		<link>http://www.sagliksiz.net/sicaklarla-birlikte-kalp-krizi.html</link>
		<comments>http://www.sagliksiz.net/sicaklarla-birlikte-kalp-krizi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Jun 2008 00:27:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kalp Sağlığı]]></category>

		<category><![CDATA[açık kalp]]></category>

		<category><![CDATA[kalp]]></category>

		<category><![CDATA[kalp ameliyatı]]></category>

		<category><![CDATA[kalp krizi]]></category>

		<category><![CDATA[kalp tıkanıklğı]]></category>

		<category><![CDATA[kan]]></category>

		<category><![CDATA[kriz]]></category>

		<category><![CDATA[sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[Sağlık Bilgileri]]></category>

		<category><![CDATA[tedavi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliksiz.net/sicaklarla-birlikte-kalp-krizi.html</guid>
		<description><![CDATA[İzmirEge Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Mustafa Akın, kalp krizinin en önemli belirtisinin göğüs ağrısı olduğunu söyledi. Prof.Dr. Akın, hastaların ve hasta yakınlarının bu konuda bilgilendirilmeleri ve yapacakları ilk müdahalenin ölüm oranlarını azaltacağı gibi kriz sonunda vücutta oluşacak zararları da ortadan kaldıracağını anlattı.
Akın, göğüs ağrısının yeri, şiddeti ve süresi ile ağrıya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İzmirEge Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Mustafa Akın, kalp krizinin en önemli belirtisinin göğüs ağrısı olduğunu söyledi. Prof.Dr. Akın, hastaların ve hasta yakınlarının bu konuda bilgilendirilmeleri ve yapacakları ilk müdahalenin ölüm oranlarını azaltacağı gibi kriz sonunda vücutta oluşacak zararları da ortadan kaldıracağını anlattı.</p>
<p>Akın, göğüs ağrısının yeri, şiddeti ve süresi ile ağrıya eşlik eden bulguların kalp krizine ait olup olmadığının belirlenmesinin önem taşıdığını söyledi. Prof. Dr. Akın, ağrının göğsün sol tarafında yaygın, basıcı, ezici, yanıcı ve iğnelenme şeklinde karakter gösterebildiğini belirterek şöyle konuştu: &#8220;3-5 dakika sürebileceği gibi 20-30 dakika arasında da devam edebilir. Omuza, çeneye, sol elin parmaklarına kadar yayılabilir, sırta vurabilir. Bulantı, kusma, terleme, ölüm korkusunun eşlik ettiği bir<br />
panik görünümü vardır. Ağrı hareket ettikçe artabildiği gibi dinlenince geçebilir. Oksijen, ağrı kesiciler hastayı rahatlatabilir ve ağrıyı giderebilir.&#8221;</p>
<p>Akciğer hastalıkları, mide barsak, yemek borusuna ait problemler, kemik ve adale ağrılarının da kriz esnasında görülen ağrı ile karıştırılabildiğini açıklayan Prof.Dr. Akın, sözlerine şöyle<span id="more-895"></span> devam etti: &#8220;Mevcut ağrıyı yeri, şiddeti ve süresi ile tanımladıktan sonra yapmamız gereken ilk şey en yakın sağlık kuruluşuna hastanın naklini yapmaktır. Sağlık kuruluşuna ulaşıncaya kadar hasta yakınlarının nasıl davranacağı çok önemli. Hemen 112 acil çağrıdan hastanın durumu ile ilgili bilgi aktarımı yapılmalı ve ambulans gelinceye kadar hastanın hareket ettirilmemesi, hastanın odasının havalandırılması, hastanın üzerindeki giysilerin gevşetilerek kravatının çıkarılması, başının hafif yukarıda yatmasının sağlanması önemlidir.&#8221;</p>
<p>Pratikte yaşanan gecikmelerin yüzde 58 hastaya bağlı, yüzde 11 hekime bağlı, yüzde 14 sağlık kurumuna ulaşım ve yüzde 17&#8217;sinin hastane içerisindeki nakilde yaşandığını açıklayan Prof. Dr. Mustafa Akın, sözlerini şöyle tamamladı: &#8220;Bu gecikme süresi ortalama 4 saat sürebilmektedir. Oysa ilk 2 saatten sonra kalpteki hasar giderek artmaktadır. O halde ölümü engellemek, kalpte oluşacak zararı asgariye indirebilmek için hızlı tanı, hızlı hastaneye sevk ve acil bir şekilde tedaviye başlanması önem taşımaktadır.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliksiz.net/sicaklarla-birlikte-kalp-krizi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kellik, Saç klonlama tekniği</title>
		<link>http://www.sagliksiz.net/kellik-sac-klonlama-teknigi.html</link>
		<comments>http://www.sagliksiz.net/kellik-sac-klonlama-teknigi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Jun 2008 00:24:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>

		<category><![CDATA[şimşir]]></category>

		<category><![CDATA[kel]]></category>

		<category><![CDATA[kel ilacı]]></category>

		<category><![CDATA[kellik]]></category>

		<category><![CDATA[kellik sorunu]]></category>

		<category><![CDATA[saç]]></category>

		<category><![CDATA[saç dökülmesi]]></category>

		<category><![CDATA[saç klonlama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliksiz.net/kellik-sac-klonlama-teknigi.html</guid>
		<description><![CDATA[Ankara İngiltere&#8217;de geliştirilen bir teknikle laboratuvar ortamında saç klonlanarak yetiştirilen hücreler, kelliğe çare için yeni umut oldu. &#8220;Foliküler hücre emplantasyonu&#8221; adı verilen teknikte, geriye kalan saç hücrelerinden alınan bir miktar, laboratuvar ortamında çoğaltıldıktan sonra, saç kalmayan bölgelere enjekte ediliyor.
İngiliz araştırmacıların İtalya&#8217;daki bir konferansta açıkladıkları bu yöntemle geliştirilen hücrelerin nakledilmesinden altı ay sonra, 19 kişinin 11&#8242;inde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ankara İngiltere&#8217;de geliştirilen bir teknikle laboratuvar ortamında saç klonlanarak yetiştirilen hücreler, kelliğe çare için yeni umut oldu. &#8220;Foliküler hücre emplantasyonu&#8221; adı verilen teknikte, geriye kalan saç hücrelerinden alınan bir miktar, laboratuvar ortamında çoğaltıldıktan sonra, saç kalmayan bölgelere enjekte ediliyor.</p>
<p>İngiliz araştırmacıların İtalya&#8217;daki bir konferansta açıkladıkları bu yöntemle geliştirilen hücrelerin nakledilmesinden altı ay sonra, 19 kişinin 11&#8242;inde yeniden saç çıktı.<br />
Intercytex adlı İngiliz firması tarafından geliştirilen yöntem, halen uygulanmakta olan saç transplantasyonu yönteminin aksine, sınırsız sayıda saç hücresi elde etme olanağını sağlarken, bu alandaki ilk denemeler yöntemin güvenli ve etkili olduğunu gösterdi.</p>
<p>Yöntemin 5 yıl içinde kullanıma hazır hale getirilmesi planlanıyor. Doktorlar, hala saçın olduğu kafanın arka tarafındaki foliküllerde bulunan dermal papilla hücrelerini, kel bölgelere <span id="more-894"></span>yerleştirmeden önce, laboratuvarda özel olarak geliştirilen bir kimyasalın içinde bekletiyor. Dermal papilla hücrelerinin, deri hücrelerinin yepyeni saç hücreleri<br />
üretmesini sağladığını ya da artık saç üretmeyen folikülleri gençleştirdiğini belirten İngiliz araştırmacılar, geliştirdikleri yöntemin devrim yaratabileceğini düşünüyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliksiz.net/kellik-sac-klonlama-teknigi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kadınlarda 3 seks problemi</title>
		<link>http://www.sagliksiz.net/kadinlarda-3-seks-problemi.html</link>
		<comments>http://www.sagliksiz.net/kadinlarda-3-seks-problemi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Jun 2008 23:55:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>

		<category><![CDATA[Kadın Hastalıkları]]></category>

		<category><![CDATA[cinsellik problemleri]]></category>

		<category><![CDATA[cinsellik sorunları]]></category>

		<category><![CDATA[kadınlarda seks]]></category>

		<category><![CDATA[sek problemleri]]></category>

		<category><![CDATA[seks problemi]]></category>

		<category><![CDATA[seks sorunları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliksiz.net/kadinlarda-3-seks-problemi.html</guid>
		<description><![CDATA[Tracey Cox
Kadınların cinsel olarak karmaşık olmaları buradan Avustralya’ya yüzmenin çok yorucu olduğu gerçeği kadar açık. Herkes bilir ki kadınlar erkeklerden daha zor orgazma ulaşır. İşte nedenlerin özel listesi ve onun gibi zorluk yaşamadan seksten zevk almanın yolları.
Sadece o şekilde hissetmiyorsunuz
Tam olarak ne olduğunu belirleyin. Geçici istek eksikliği normalde seksi sevdiğiniz ama bu zaman dilimi için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tracey Cox</p>
<p></strong>Kadınların cinsel olarak karmaşık olmaları buradan Avustralya’ya yüzmenin çok yorucu olduğu gerçeği kadar açık. Herkes bilir ki kadınlar erkeklerden daha zor orgazma ulaşır. İşte nedenlerin özel listesi ve onun gibi zorluk yaşamadan seksten zevk almanın yolları.</p>
<p><strong>Sadece o şekilde hissetmiyorsunuz<br />
</strong>Tam olarak ne olduğunu belirleyin. Geçici istek eksikliği normalde seksi sevdiğiniz ama bu zaman dilimi için ara verdiğiniz anlamına gelir. Uzun dönemli isteksizlik tutkunun evinizde uzun bir dönem için bulunmadığına işaret eder. Düşük duygulanma seks istediğinizi ama vücudunuzun istemediğini gösterir, beynin erotik canlanmasına cevap vermeyi reddetmektedir. Cinsel organlarınız kuru kalır ve dokunmaya karşı klitorisinizde ve vajina bölgenizde çok az his duyarsınız.</p>
<p>Eğer düşük hassasiyetten muzdaripseniz, doktorunuzu görün ve tam bir check-up için iyi bir jinekologa yönlendirmesini isteyin. Problem genellikle fizikseldir ve sorumlu histerechomi gibi pelvik ameliyatlar, yüksek kan basıncı, sigara, yüksek kolestrol, ilaç kullanma ya da doğum yapma gibi hormonal değişimlerdir.</p>
<p>Geçici isteksizlik genellikle iyi düşündüğünüzde tek bir olayla bağlantılandırılabilir. Bebek sahibi olmak gibi açık şeylerin dışında, stres (yakın zamanda terfi mi aldınız? Yeni bir eve mi taşındınız? ), aşırı yorgunluk (yukarıdakilerden herhangi biri nedeniyle), sevilen birinin ölümü, ilişkinizdeki huzursuzluklar ve kendinizi harika hissettirmeyen herhangi bir şey. Eğer o belirli olayı bulabilirseniz, çözüm genelde farkına varma ile çözümlenir. Çok mu streslisiniz? Önceliklerinizi düşünün. Eğer yas tutuyorsanız kendinize iyileşme zamanı verin.</p>
<p>Eğer bir yıl ya da daha fazla zamandır cinsel istek duymadınız ve nedenini bilmiyorsanız, oturup düşünme vakti gelmiştir. Gerçekçi olun. İlk akla gelen ve en yaygın neden yanlış bir ilişki yaşıyor olmanı ya da sevgilinizin berbat sevişmesi. Büyük O ile aramızdaki en büyük engel bizi o noktaya taşımayı bilmeyen bir partnerdir. Yine de biraz açık ve dürüst iletişim ve orgazmla neye ihtiyacınız olduğunun eğitimi ile sorun çözülecektir.</p>
<p>Biraz daha rahatsız edici olan problemin onun tekniği değil onu beğenmediğiniz olduğunu anlamanızdır. Seks hayatınızı renklendirmenin bir çok yolu varken, heyecan yoksa komşuları uyandırmanız çok zor olacaktır. Bunun çözümü ya seksiz bir ilişki ile devam etmek ya da terk etmek olacaktır ki buna karar vermeyi size bırakıyorum. Bireysel bir çok faktör var, buna sadece siz karar verebilirsiniz!</p>
<p>İlişkilerde seks güçlü bir pazarlık aracıdır. Eğer partnerleriniz her zaman seks delisiydiler, eğer doğru davranmıyorsa onun temel zevk kaynağını elinden almak oldukça tatmin edici olabilir. ,Bazen, özellikle kızgınsanız, bunu yaptığınızın farkındasınızdır.(bu pisliğe öğretir!). Bazen de gerçekten çok <span id="more-893"></span>yaralandıysanız, bilinçsiz bir şekilde meydana gelir. Seks problemleri çok nadiren seks ile ilgilidir. Aynı zamanda ilişkinin biraz sallandığının da göstergesidir.</p>
<p><strong>Bir bakıma iyi tarafı<br />
</strong>Aynı zamanda yine yaygın olarak ve yine seks yaşamınıza yıkıcı etki yaparak: Partnerinize aşırı yakınlaştınız. Başta seks nasıldı? Eğer iyiydiyse ve onlardan hala etkileniyorsanız ve şehvetle gitmiyorsanız, mahremiyet tutkuyu kabaca kenara atıyor demektir. Aslında ironik: En yakın ilişkileri ve ruh bağlılığı olan çiftler genelde en kötü seks hayatı olanlardır. Uzun süreli iyi seksin en önemli malzemesi yeniliktir: eğer birbirini tamamlayan kitap kapakları gibi aynı zevk ve tatlara alıştıysanız, bunu başarmak zor olacaktır. Birbirlerini rahatlık alanlarından dışarıya doğru zorlayan çiftler, birbirlerini yeni şeyler denemek ve farklı bakış açılarından görmeye zorlayarak yatak odasında daha iyi olmaktadırlar</p>
<p><strong>Göz önünde tutulması gereken başka şeyler<br />
</strong>Tıbbi nedenleri inkar etmek. Öncelikle, hayat tarzınıza, gele sağlığınıza, ilaçlarınıza ve hormon düzeylerinize karar vermek için kapsamlı bir tıbbi danışma alın.</p>
<p>İstek bir karardır. Eğer kendiliğinden olmuyorsa, onu siz gerçekleştirmek zorundasınız. Kendi kendiniz tahrik edin. Sizi neyin ateşlediğini öğrenin ve onları yapın. Kendi kendine gelen istek başta kolaydır ama daha sonra aynı derecede kolay olmaz. Haftada (en az) bir seks randevusu ayarlayın, (en az) üç tane de (hepsi bir saat olmak üzere) sadece yatak odası dışında beraber vakit geçirmek için. Bu randevuları öncelikler listenizin başına alın, sonuna değil. İstekli bir şekilde katılmak için bir çaba sarf etmek gerektiğinde, onun zevk aldığı kadar sizde almalısınız!</p>
<p>Suçlama oyununu oynamayın. Sevgiliniz sizinle yatay pozisyona geçmek istiyorsa, bu onunda seks bağımlılığının sınırında olduğunu göstermez. Bu bir komplimandır. “Neden yapmak istemediğim bir şeyi yapmak zorundaymışım?” inadı ile savaşın. Bunun yerine, seksi zevk haline dönüştürmek için bütün gücünüzü kullanın, zevksiz bir işe değil.</p>
<p><strong>Orgazm olmadan seks yapıyorsunuz.<br />
</strong>Problemi belirleyin.<br />
Preorgazmik iseniz, hiç orgazm olmadınız; anorgazmikseniz, mastürbasyon yoluyla orgazm olabilirsiniz ama partnerinizle başaramıyorsunuz.<br />
Siz hangisisiniz?<br />
Hiçbir kere bile olmadınız mı?<br />
İlk yapılacak şey bir vibratör denemek. Neredeyse bütün kadınlar bu yolla orgazm olur ve size de neyi amaçladığınızı görmüş olursunuz. Bir vibratör yardımı ile orgazm olmayı öğrendikten sonra, (sadece klitoris çevresine vajinal dudaklar kapalıyken tutarak), daha sonra parmaklarınızla mastürbasyon yapmak sadece bir eğitim meselesidir. Daha sonra, nasıl yapıldığını partnerinize öğretin ve oral seksle deneyin. Orgazm olmak için kadınların kullanabileceği en güvenilir yöntem, bir vibratör, dili ve onun parmakları. Bir büyük parça kişisel kayganlaştırıcıyı mastürbasyon için kullanın ve büyük bir fark hissedeceksiniz.<br />
<strong><br />
Bazı Tavsiyeler</strong><br />
Vücudunuzu tanıyın. Birkaç iyi ve yargılayıcı olmayan referans kitabı alın, özellikle de mastürbasyon ve orgazmdan bahsedenlerden. Seks hakkında ne kadar az şey bilirsiniz, kadın olarak daha az orgazm tadacaksınız.</p>
<p>İdrar kaçıracağınız korkusuyla kendinizi uyarmayı bırakmayın. İlk defa orgazm olduğunuzda idrar yapıyorsunuz gibi bir his verecek. Bana güvenin, yapmıyorsunuz! Endişe etmeyi bırakın, gözlerinizi kapayın ve bu hissin tadını çıkarın.</p>
<p>Bir vibratörle bile orgazm olamıyor musunuz? Derin psikolojik faktörler etkili olmalı ve belki de hatırlayamadığınız erken travmatik bir tecrübe sizi etkiliyor. Bazen beynimiz hatırlanmasının çok acı vereceğini düşünürse, bizden bilgiyi saklar. Mantıklı geliyor ama sorun şu ki, beynimiz hatırlayan tek yeriniz değildir, vücudunuzun da hafızası vardır. Eğer bir şeyin kötü gittiğini düşünürseniz ve ne olduğundan emin değilseniz ya da genel olarak sekste rahat değilseniz, bir danışman ya da terapisti ziyaret edin</p>
<p><strong>Tek başınıza orgazm olurken onunla beraber yapamıyor musunuz?<br />
</strong>Kulübe hoş geldiniz. Kadınların yüzde 70’i tek başına orgazm olmayı onunla olmaktan daha kolay buluyor. Partnerlerine hangi tekniğin kendileri için iyi olduğunu göstermeye hazır olanlar bile, başarısızlığa uğruyorlar. Neden? Çünkü, partnerleri onlar için yeterince uzun yapmıyor ya da bir kere nasıl yapması gerektiğini söyledikten bunu daha uzun yapmasını istemekten çekiniyorlar. Ama yeni bir haber var: Erkekler genellikle nasıl yapılmasını istediğinizi söylemenizden mutlu olurlar! Daha kısa yapmasının nedeni kendisi için daha kısa zaman alması ve sizin de aynı olduğunuzu düşünmesi. Ona bunun 20 dakika bile sürebileceğini, yerleşmesini ve rahatlamasını söyleyin.</p>
<p>Hala vibratör olmadan orgazm olamıyorsanız, bir giriş yapma zamanı: “ Vibratör, [buraya partnerinizin ismini girin.] buluşuyor. [partnerinizin ismini girin.], vibratörümle tanış.” İlk olarak, o sizi başka bir yerden uyarırken siz vibratörü klitorisinizin üzerine tutun: göğüslerinize masaj yapabilir, sizi öpebilir, parmaklarını sokabilir. Bir kere vibratörle orgazm olabildiğinizi bildiğinizde baskı kalkar. Sizin sevdiğiniz teknikle daha fazla pratik yapınca, vibratörü çekmecenizden daha geç çıkarın ve daha sonra seks sırasında çıkarın. Sizi yavaş yavaş vibratörsüz orgazma getirmesine izin verin, ve nihayetinde onu kullanmadan da istediğiniz yere ulaşacaksınız. Eğer kendi yapamadığı için bir vibratörü tehdit olarak göreceğini düşünüyorsanız, bir titreşimli penis halkası kullanmayı deneyin.</p>
<p>Eğer “neredeyse” noktasında takılıp kaldıysanız, uyarmayı değiştirmeye çalışın, muhtemelen hissizleştirmişsinizdir kendinizi. Yeni bir şey ekleyin. Eğer anal olarak uyarılıyorsanız, iyi zamanlama ve hassasiyet ile gelen iyi kayganlaştırılmış bir parmak hile olabilir.</p>
<p><strong>Gizlice seksin kirli ya da kötü bir şey olduğunu düşünüyorsunuz.<br />
</strong>Birçok kadın mastürbasyon yoluyla orgazmı tanır. Eğer dini bir eğitiminiz ya da kendinize dokunmanızın sapıkça ve kirli olduğunu söyleyen anne babanız varsa, mastürbasyon yapmamış olmanız muhtemel. Ama vücudunuzu keşfetmek için hiçbir zaman geç değildir! Kendinizi orgazm noktasına getirinceye kadar küçük adımlarla ilerleyin. İşte başka fikirler: Kendinizi seks konusunda eğitin. İyi kitaplar okuyun ve partnerinizin aynısını yapmasını sağlayın.</p>
<p>Ona yeni bir isim vererek seksi normalleştirin. Beyninizin “kötü” ile bağdaştıramayacağı bir isim seçmek daha az tehdit edici olabilir. Şimdilik, seks yerine “eğlenmek” deyin.</p>
<p>Diğerlerinin ne düşündüğü konusunda endişe etmekten vazgeçin. Partnerimizin bizi yargılayacağından, annemizin neyi gördüğünü düşündüğünden endişe duyarız. Aydınlanın! Ne zaman bu şekilde düşünmeye başladığınızı hissederseniz, bununla savaşın ve o tarafa doğru gitmeyi reddedin.<br />
Vücut imajlarına takılmayın. Siz de mükemmel değilsiniz&#8230; Şok! Hatır! Ben de değilim. Ve gerçek hayatta tanıdığım kimse değil(erkeklerde dahil)! Bunun üstesinden gelin ve erkeklerin yaptığını yapın: Aynaya baktığınızda iyi kısımlara odaklanın, kötülere değil.</p>
<p>Cinsel geçmişinizi inceleyin. Anne babanızdan seksle ilgili nasıl mesajlar aldınız? Sizi etkilemiş başka nasıl tecrübeler yaşadınız? Güvendiğiniz arkadaşlarınızla konuşun. Partnerinizle konuşun. İsterseniz bir terapistle konuşun.</p>
<p>Seks yaparken anın tadını çıkarın. Duygularınıza ve hislerinize odaklanın. Eğer aklınızın kötü yerlere gittiğini fark ederseniz, yapılacaklar listenize bile olsa, geri alın. Gözlerinizi açın ve hala aklınızı meşgul ediyor mu bakın. Orgazmı odak noktanız haline getirmeyin. Sadece o anda orada aldığınız zevke bakın.</p>
<p>Kaynak: mynet / kadın</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliksiz.net/kadinlarda-3-seks-problemi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Epilasyon Merkezleri</title>
		<link>http://www.sagliksiz.net/epilasyon-merkezleri.html</link>
		<comments>http://www.sagliksiz.net/epilasyon-merkezleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 May 2008 16:57:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Estetik ve Bakım]]></category>

		<category><![CDATA[epilasyon]]></category>

		<category><![CDATA[epilation]]></category>

		<category><![CDATA[laser]]></category>

		<category><![CDATA[merkez]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliksiz.net/epilasyon-merkezleri.html</guid>
		<description><![CDATA[İnsan sağlığına zararı olmayan güvenilir ve etkili lazer epilasyon sisteminin Alexandrite lazer olduğu FDA tarafından bilimsel olarak belgelenmiştir ve en iyi cihazı seçmeniz çok önemli bir husustur. Fakat, lazer epilasyon için en iyi cihaz da kullanılsa, bu cihazın kullanılış tekniği ve uygulamanın yapıldığı kuruluşun lazer epilasyon uygulama protokolleri elde edeceğiniz sonucu belirleyecektir. Risk almamanızı, tercihinizi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İnsan sağlığına zararı olmayan güvenilir ve etkili lazer epilasyon sisteminin Alexandrite lazer olduğu FDA tarafından bilimsel olarak belgelenmiştir ve en iyi cihazı seçmeniz çok önemli bir husustur. Fakat, lazer epilasyon için en iyi cihaz da kullanılsa, bu cihazın kullanılış tekniği ve uygulamanın yapıldığı kuruluşun lazer epilasyon uygulama protokolleri elde edeceğiniz sonucu belirleyecektir. Risk almamanızı, tercihinizi detaylı bir araştırma sonucu yapmanızı öneririz.  Sahipleri tıp doktoru olmayan, para kazanmak amaçlı açılan kuruluşlar tıbbi gerçekleri önemsemeden, uygun olmayan cilt ve kıl yapılarında dahi lazer epilasyon yapmaktadırlar. Kalıcı yanık izleri ile mahkemelere başvuranlar, benim az sayıda olan kılım lazer epilasyon sonrası daha da arttı diye şikayetçi olanlar son zamanlarda çok artmıştır. Bu nedenle Sağlık Bakanlığı sahibi doktor olmayan Güzellik Merkezlerini kapatma kararı almıştır. Sağlığınızı ve paranızı riske atmamanızı, lazer epilasyon merkezi seçimi yaparken en önemli kriter olarak sadece bu konuya odaklanmış gerçek sağlık kuruluşlarını seçmenizi öneriyoruz. Sitemizde tanıtımı bulunan Epiderm Firması, Kadıoğlu <span id="more-892"></span>Sağlık Hizmetlerine bağlı, Nişantaşı, Etiler, Bakırköy ve Bağdat caddesinde şubeleri olan Epiderm Lazer Epilasyon bu konuda iyi bir örnek olup, sadece lazer epilasyon uygulanan uzman bir kuruluştur</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliksiz.net/epilasyon-merkezleri.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
