‘anne’ Benzer Yazılar.

PostHeaderIcon Hamile kalınacak gün

Planlı hamilelik özellikle kariyer yapma çabasındaki çalışan çiftler için büyük önem taşıyor. Günümüz koşulları hemen hemen her alanda olduğu gibi bebek sahibi olma konusunda da plan yapmayı gerektiriyor. Ama kararı verince bebek de hemen gelmiyor. Aylarca çaba! sarf edildiği halde ve klinik olarak hiçbir sorun bulunmamasına rağmen, bazen istenilen hamilelik bir türlü gerçekleşmiyor. Çünkü ya yumurtlama zamanı tutturulamıyor ya da farkında olmadan hamileliği engelleyen hatalar yapılıyor. Oysa maddi ve manevi açıdan hazır olunan bir dönemde bebek sahibi olmak istendiğinde insanların beklemeye pek de fazla tahammülü olmuyor. Peki, doğru olduğu düşünülen zamanda, vakit kaybetmeden hamileliğin gerçekleşmesi için neler yapılmalı, nelere dikkat edilmeli? Uzmanlara göre hiçbir doğurganlık problemine sahip olmayan ve korunmayan bir çiftin ortalama hamile kalma şansı, her adet döneminde yüzde 25 civarında. Çiftin yaşı, regl döneminin zamanı ve ilişkilerin sıklığı ise başarıyı etkileyen en önemli faktörler. Hamileliği sağlayan ve destekleyen koşullara dikkat ederek arzu ettiğiniz bebeğe bir an önce kavuşabilmek için uzmanımızın önerilerini dikkatlice uygulayın.

İdeal yaşta mısınız?
Tıbbi araştırmalar, çocuk sahibi olabilecek çağdaki yetişkinlerin yüzde 10 – 15′inin kısırlık problemi ile karşılaştığını ortaya koyuyor. Aktif bir cinsel yaşamı olan çiftlerin yüzde 57’si üçüncü ayda, yüzde 72’si altıncı ayda, yüzde 85′i de birinci yılın sonunda hamile kalıyor. Hamilelik için gereken süre, çiftlerin yaşları yükseldikçe artıyor. Yaşla beraber kadının üretkenliğinin azaldığını belirten uzmanlar yaşın çocuk sahibi olunmasında bu kadar önemli olmasını başlıca iki nedene bağlıyorlar.
Birincisi yaşlanma sonucunda yumurtaların kaliteleri bozuluyor. İkincisi, ilerleyen yaşla birlikte erken gebelik kaybı olasılığı artıyor. Bir kadın üreme çağı boyunca ortalama 400 – 500 kez yumurtluyor, yaş ilerledikçe kaliteli yumurta sayısı da azalıyor.

Yumurtlama döneminizi tespit edin
Kadınların en fazla doğurgan oldukları döneme ait şöyle küçük formüller söz konusu: Adetin başladığı gün “1. Gün” olarak kabul ediliyor ve 28 günde bir adet gören kadında yumurtlama 13.- 15. gün arasında gerçekleşiyor, işte bu dönem en fazla doğurgan olunan zaman. Ancak kadınların tümü bu dönemde yumurtlamıyor. Bazıları biraz daha önce veya sonra yumurtlayabiliyor. Bazıları da hiç yumurtlamıyor.
Unutulmaması gereken nokta şu! Yumurtlama problemleri olmasına rağmen kadınlar adet görebiliyor ve yumurtlama gücü aydan aya değişebiliyor. Yumurtlamanın olup olmadığı ultrason ya da kan testleriyle belirlenebiliyor.
Erkek spermi cinsel ilişkiden sonra yaklaşık 48-72 saat kadın vücudunda canlı olarak kalabiliyor, işte kadının en doğurgan olduğu bu zamanda, spermin de orada olması gerekiyor, bir de yeterli sperm bulunabilmesi için her gün yerine gün aşırı cinsel ilişkiye girilmesi. Devamını Oku »

PostHeaderIcon Emziren Annenin Dikkat Etmesi Gerekenler

-Emziren annelerin diğer kadınlara göre besin gereksinimi daha fazladır.

-Emziren annelerin günde en az 4 litre sıvı almaları gerekir. Bu sıvı, su, süt veya evde yapılmış komposto ve çorbalar şeklinde olabilir. Emziren anneler öğün atlamadan yemek yemeli, mümkün olduğunca ara öğünlere yer verilmelidir.
-Emziren anne bebeğinin ve kendi sağlığı için sigara içmemeli, çay ve kahve gibi içecekler tüketmemelidir.
-Gaz yapıcı yiyecekler yememelidir.
-Sıkıntı, stres ve kaygı gibi durumlar süt salınımını azaltacağından, anne bu gibi ortamlardan uzak durmalıdır. Devamını Oku »

PostHeaderIcon Anne sütü almayan bebeğin beslenmesi

Anne sütü ile beslenmenin uygulanamadığı veya yenidoğan döneminden itibaren anne sütü ile beslenmeyen bebekler için öncelikle mamalar kullanılabilir. İlk 6 ayda anne sütü almayan bebeklerin beslenmesinde ilk tercih, mamaların verilmesidir. Mama ile beslenme en az 6 ay, mümkünse 1 yaşına kadar sürdürülmelidir. Hiç anne sütü almayan bebeklerde biberon kullanılabilir. Biberonlar ve başlıkları her kullanımdan sonra temiz su ile iyice temizlenmeli, en az 20 dakika süre ile kaynatılmalıdır. Biberonla beslenen bebeklerde de beslenme pozisyonu önemlidir. Bebek, anne kucağında yarı dik pozisyonda, başı annenin koluyla desteklenir şekilde tutulmalıdır. Emzik şişesinin dikçe tutulması ve lastik memenin sütle dolu olması gerekir ve bu şekilde bebeğin hava yutması önlenir. Biberon deliğinin uygun boyutta olması da önemlidir. Uygun bir biberon deliği için şişe ters çevrildiğinde önce ip gibi, ardından damla damla süt akışının izlenmesi gerekir. Adapte mamalar (Preaptamil, Similac 1, Nutrilon 1, SMA S-26, Humana1, Nan 1 gibi) her 30 mililitre kaynatılmış ılıtılmış su içine 1 ölçek olacak şekilde biberonla hazırlanır. Bebeğe verilecek mamanın ısısı el bileğine 1-2 damla mama damlatılarak kontrol edilir. Mümkünse mamanın her beslenme öncesinde hazırlanması tercih edilir. Kullanıldıktan sonra artan mamanın tekrar kullanılmamasına özen gösterilmelidir. Ekonomik koşulların uygun olmadığı durumlarda (hazır mamalar sağlanamıyorsa) bebek inek sütü ile beslenebilir. İnek sütü ilk ay yarı yarıya, 1-4 aylar arası iki hacim süte 1 hacim su olacak şek,ilde sulandırılmalı, 4. aydan sonra ise sulandırılmadan verilmelidir. 100 mililitre inek sütüne 1 çay kaşığı ( 5 gram şeker ) ve 1 çay kaşığı bitkisel yağ konulur.

Dr. Koray Karabekiroğlu

Devamını Oku »

PostHeaderIcon Bebeklerde 9/12 Ay arası beslenme

Bebeğinizi 2 yaşına kadar emzirmeye devam edin!
Bebek 2 yaşına gelene dek anne sütüne devam edilmelidir.
9 aylık bebekler artık katı gıdaları çiğneyebilirler, evde herkes için pişen yemeklerden yiyebilirler.
Bu yaş gurubundaki bebeklere uygun yemekler şunlardır: Yoğurtlu ve sütlü, mercimekli çorbalar, iyi pişmiş nohut ve mercimek yemekleri, patates, kabak, taze fasulye, pazı, ıspanak gibi sebze yemekleri, balık, köfte, et yemekleri, etli veya mercimekli dolmalar.
Ekmek ve soyulmuş meyve parçaları bebeğin eline verilebilir. Bebeğe makarna ve pilav da verilebilir.
Çay, gazoz, çikolata, şeker v.b yiyecekler bebeklere verilmemelidir.
Bebek, kendi kendine yemek yemeye alıştırılmalıdır
1 yaşına gelmiş bebeğin yemekleri iyotlu tuz (ailede herkesin yediği yemekler) ile pişirilmelidir.

Bebeğin yeterli ve dengeli beslendiğini nasıl anlayabilirsiniz?

Bebeğiniz sütünüz ile besleniyor ve düzenli uyuyor belli aralıklarla besleniyor ise sütünüz yeterli geliyordur.
Ancak aylık takiplerinde yeterli kilo almıyor ve sık acıkıp sürekli huzursuz ise doktorunuz ile mutlaka irtibata geçmeniz gerekir.

Eğer bebeğiniz:
0-6 aylık dönemde ayda 600 -1000 gr arasında
6-12 aylık dönemde ise ayda 500 gr
alıyorsa yeterli ve dengeli beslenip sağlıklı büyüyor anlamına gelmektedir.

” 0-1 yaş Bebek sahibi olan Annelerin dikkat etmesi gerekenler:

• Anne sütü bebek için en önemli besin kaynağıdır.Sütünüzü mutlaka bebeğe sevgi ile yaklaşarak vermeye çalışın.

• Bebeğinizi hiçbir bebekle kıyaslamayın.Toplumumuzda yaygın olan inanışa göre şişman bebeğin sağlıklı bebek olduğunu düşünmeyiniz.

• Dört –altı ay tek başına anne sütü ,bebeğin normal büyümesi için yeterlidir.Ancak bebeğiniz yeterli kilo almıyor ve sık acıkıyor ise doktorunuz veya beslenme uzmanınızın önerisi ile bir mama kullanabilirsiniz.

• Ek besinlere 4-6 aydan önce başlamayınız.Doktorunuzun veya beslenme uzmanınızın önerisi doğrultusunda ek besinlere başlayın. Devamını Oku »

PostHeaderIcon Bebeklerde 6/9 Ay arası beslenme

Bebeğinize anne sütü vermeye devam edin!

Genel olarak anne sütü ilk 6 ay için ideal bir besin kaynağıdır. Fakat 6 aydan sonraki bebekler yalnızca anne sütüyle büyümelerini sürdüremezler. Ek gıdalara başlanması gerekir.

Bebekler 6 aylık iken ağızları yarı katı gıdaları kabul etmeye uygun hale gelir. Dişler belirginleşir ve dil artık katı gıdaları dışarı atma refleksini kaybeder. Mide ve barsak sistemleri nişastayı daha iyi hazmetmeye başlar.Ek beslenmeye bebek 6 aylık olduğunda başlayın!

6 aylık bebeğe ilk verilecek ek gıda yoğurttur!

Emzirdikten sonra bebeğe yoğurt verilebilir. 2-3 gün sonra yoğurda alışmış olan bebeğe bir tatlı kaşığı meyve suyu başlanır. Meyve suyunun miktarı yavaş yavaş artırılır.

Bebekler Neden Ek Gıdaya İhtiyaç Duyarlar?
Anne sütü miktarındaki azalma;
Yapılan çalışmalara göre eğer anne yeterince besleniyorsa, anne sütü bebeğe ilk 6 aya kadar yeterlidir. 6. aydan sonra bebek, anne sütünden ihtiyacı olan enerji, protein ve diğer besleyici faktörleri yeterince alamaz. 6. aydan sonra ek besinlere başlanmalı ve bebek 2 yaşına gelene kadar emzirilmelidir.

Bebeğin besin ihtiyacındaki artış;
Ek beslenme yapılmadan sadece anne sütü verilmeye devam edildiği takdirde demir eksikliği anemisi gibi bazı problemler ortaya çıkabilir.
Bebekler artık sıvı olmayan yarı katı gıda maddelerini kabul edebilecek duruma gelir;Bebekler 6. aydan itibaren yarı katı gıdaları kabul edebilecek hale gelirler ve kaşıkla verildiğinde gıdaları geri çıkarmazlar.

Bebekler kendi bağışıklık sistemlerini geliştirmek zorundadırlar;
Bebekler yaşamlarının ilk aylarında, annelerinden aldıkları koruma faktörleriyle hastalıklara karşı korunurlar. Bu koruma 4-5. aydan itibaren kaybolur. Dış ortamdaki mikroplarla karşılaşmaları sonucu kendi bağışıklık sistemlerini geliştirirler. Devamını Oku »

PostHeaderIcon Bebeklerde Gelişim

BEBEKLERDE 1.AY GELİŞİMİ

İşte bebeğiniz nihayet evde! İlk işiniz onu yeni yerine yerleştirmek olacaktır şüphesiz. Yeni doğum yapan kadınlar genelde iki durumla karşı karşıyadır: ya akrabalardan gereğinden fazla(!) yardım teklifi gelir veya yeterli yardım alınamaz. Doğrusu ise sadece bir kişinin sizinle kalıp yardım etmesi (yardımcınız, ya da ailenizden birisi) ve diğerlerinin bebeği sadece görmek için gelmesidir.
Gelen misafirlerin öneri ve tavsiyelerini gülümseyerek ve teşekkürle cevaplamalısınız ancak size verilen her tavsiyeyi uygulayabilmeniz mümkün değildir. Her ne kadar sizi düşünüyor olsalar da siz doğru hissettiğiniz şeyleri yapmalısınız. Eğer endişeleriniz varsa, bunları doktorla veya çok güvendiğiniz biriyle paylaşın. Ailenizin normal karşılayacağı, fakat sizi endişelendiren bazı aksilikler yaşayabilirsiniz. Ancak unutmayın ki “standart bebek” diye bir şey yoktur. Bebeğinizin beslenme, uyuma veya ağlama alışkanlıkları arkadaşlarınızın bebeklerinden çok farklı olabilir.
Sonraki üç hafta boyunca, bebeğinizin görünüşü değişmeye devam edecektir. Doğduğunda, örneğin, gözleri muhtemelen birbirine yakındır ve şaşı bakmaktadır. Bebek kısa bir sürede 12 adet olan göz kaslarını kontrol etmeye başlayarak, bakışlarını istediği gibi odaklamayı öğrenir. Ve bu arada bebeğinizin ileride göreceğiniz kişilik özellikleri de ilk sinyallerini verir: sessiz veya gürültülü; ya da hareketli veya sakin.
Ayın ortalarına doğru bebeğiniz artık muhtemelen beslenme zamanlarını bir düzene koymuş olacaktır. Eğer şanslıysanız, ay sonuna doğru bebeğiniz geceleri aralıksız 6 saat uyur. Ancak bu dönemdeki bebeklerin çoğu, gece-gündüz, her iki üç saatte bir emzirilmek ister; bu yüzden rahat bir uyku çekememek sizi korkutmasın. Yakında uyuyabileceksiniz! Uzmanlar bu dönemdeki bebeklerin, uygun zamanlarda beslenmek yerine aç olduklarında beslenmeleri konusunda hemfikirdirler; bu yüzden bebeğiniz eğer sabahın üçünde beslenmek istiyorsa, bu ihtiyacını karşılamanız gerekmektedir.
Bebekler bu ilk dönemlerde fazla hissedilmeyen bazı hafif uyarılara odaklanırlar ve yüksek sesler, karmaşık görüntüler ve buna benzer dış olaylara karşı algılarını kapatırlar. Bu yüzden bu dönemde bebek uyurken evi sessiz tutmaya çalışmak yersiz bir çabadır. Bunu yapmak onun şimdiden sessiz bir ortam aramasına ve hayatının sonraki bölümlerinde sesli ortamlarda uyumakta zorlanmasına neden olur.
Yeni doğan bebekte farklı refleksler gözlemlenebilir. Bunların en ilginçlerinden biri “eskrimci pozisyonu”dur. 12 haftadan küçük bir bebek sırtüstü yatırıldığında bir kolunu kafasını çevirdiği yöne doğru uzatır ve diğer kolunu da kafasına veya omzuna yakın olacak şekilde kıvırır; tıpkı bir eskrimci gibi.
Her ne kadar bebek hareket eden bir nesneyi seyredecek kadar kafasını çevirebilse de, bunu yapmayı henüz akıl edemez – eğer nesne göz hizasının dışına çıkmışsa, o artık bebek için “yok olmuş” demektir. Bunun yerine bir desen veya hareketsiz bir nesneye uzun süre bakmayı tercih eder. Siyah-beyaz renklerden oluşan nesneleri uzun süre izler çünkü kontrast renkler ilgisini çekmektedir. (Bebekler doğduklarından itibaren birkaç hafta benzer renkleri ayırt edemezler). Bebek yakını en iyi görür, bu yüzden oyuncaklar 50 cm’den uzakta olmamalıdır. Kafası genelde yana dönük durduğundan oyuncakların tepeden değil, yatağının kenarından sarkması daha uygun olacaktır.
Bebek özellikle de anne ve babasının yüzlerini incelemekten çok hoşlanır. Her ne kadar tüm yüzü anlamaya çalışacaksa da saç ve yüz kontrast renklerde olduğundan genelde saçlara odaklanır. Artık ufak ufak oyunlara başlayabilirsiniz. Ona hafifçe şarkı söyleyin veya konuşun; size cevap veremeyecektir ancak dinlemek çok hoşuna gider. Ağzınızın hareketlerini seyretmek, yine ağzınızla yüzünüzün diğer uzuvları arasında renk farkı olduğundan, onu keyiflendirecektir.
Bazen, bebeğin ağzının köşelerinin sanki gülermiş gibi yukarı kalktığını göreceksiniz. Genelde bu hareketler bebek uyurken veya uykuluyken olur ve göz kırpmalarıyla devam eder. Kaslar henüz kontrol altında değildir ve bu yarım gülüşler, çok sevimli olsa da henüz sadece birer reflekstir.
Yeni anne-babalar kendilerine endişelenecek pek çok neden bulurlar. Burada sadece birkaçını ele alacağız ancak bundan önce ufak bir uyarı yapmakta yarar görüyoruz: eğer bebeğinizin sağlığı ile ilgili endişeleriniz varsa, hemen doktorunuzu arayın. Sorularınızın saçma bulunacağı korkusuna kapılmamalısınız..
Hastanedeki hemşire veya doktor size göbek bağı ve, eğer erkek çocuğunuzu sünnet ettirdiyseniz, penisinin bakımı ile ilgili bilgi vermiştir. Göbek bağı genelde ikinci haftada düşer; çok ender de olsa, 3. haftada düştüğü de olur. Göbek bağı tamamen düşmeden bebeği küvette yıkamaya başlamayın çünkü o bölgenin kuru kalması yaranın daha çabuk iyileşmesini sağlayacaktır. Sünnet edilen bölgeye vazelin veya yağlı bir krem sürüp üzerini pamuk ya da gazlı bezle kapatarak alt bezinin sünnetli bölgeye yapışmasını önleyebilirsiniz.
Şiş göğüsler ve göğüslerden hafif süt akması hem kız,hem de erkek bebekte görülebilir. Bazı kız bebeklerin vajinal bölgelerinde hafif bir kanama olabilir. Bunların tümü, anneden geçen hormonların bebeğin vücudundan atılmasıyla kaybolacaktır.
Bebeğinizin yüzünde veya diğer bölgelerinde ufak sıyrıklar, tırmık izleri farkedebilirsiniz. Bu, artık tırnak kesme zamanının geldiğini göstermektedir. Tırnakları bebek uykudayken kesmek işinizi kolaylaştırır.
Bebeğinizin alnında, göz kapaklarında veya boynunun arkasında rastladığınız kızarıklıkların çoğu kalıcı değildir. Genelde doğumda görülmekle beraber, ilk ay içinde de oluşabilir. Bu kızarıklıklara bebeğin neredeyse şeffaf olan cildinde, yüzeye yakın duran kılcal damarlar neden olur ve genelde bebek ağlarken kızarıklıklar daha da belirginleşir. Bebeğiniz 3-4 yaşına geldiğinde bu izler tamamen kaybolacaktır.
Bebeğinizin ‘bıngıldak’ dediğimiz, kafasının üstündeki yumuşak bölge hakkında gerekli bilgileri doktorunuzdan almış olmalısınız. Bu yumuşak doku bebeğin hızla büyüyen beyninin yeterince genişlemesine olanak tanımaktadır. Bir tanesi alnının üzerinde, diğeri ise kafatasının daha arkasında bulunur. Alnın üzerindeki 18 ay içerisinde, daha tepede ve arkada olanı ise ilk 3 ay içerisinde, yani beynin gelişiminin çoğu tamamlandığı zaman kapanır. Vücudunun diğer bütün kısımlarını yıkadığınız gibi bu bölgeyi de yıkamanızda hiçbir sakınca yoktur. Devamını Oku »