‘idrar’ Benzer Yazılar.

PostHeaderIcon Kanlı idrar

Kanli idrarin rengi içerdigi kan miktarina göre açik pembeden koyu kirmizi ya kadar degisir. Kanli idrar bulaniktir; cam bir kap içinde bir süre hekletilirse üstte görece duru, altta ise kanli çökelti nedeniyle daha koyu renkli ve hulanik iki bölüme ayrilir. Idrarda kan belirtisi bosaltim sisteminin herhangi bir yerinden kaynaklanabilir. Böbrek taslari, veremi, kötü huylu tümörleri ya da enfarktüsü, akut glomerülonefrit, idrar borusu taslari, idrar kesesi tüm örleri, veremi, taslari ya da basit bir idrar kesesi iltihabi ya da siyek (üretra) taslari ve iltihabi buna yol açabilir. Idrarda kan her zaman gözle görülmeyebilir. Idrarin rengini degistirmeyecek kadar azsa ancak kimyasal deneylerle ya da idrar çökeltisinin mikroskopla incelenmesiyle saptanabilir.

Idrarda kan bulunmasmin en önemli nedenleri;
- Böbrek havuzu papillomu
- Idrar borusu tümörü
- Idrarkesesi divertikülü
- Prostat
- Yirtilma
- Darlik
- Papillom
- Tas

Idrarda kan çogu kez gözle görülebilen bir belirti oldugundan,idrarda kanamanin kaynaklandigi bölgeyi de saptamak olasidir. Bunun için Guyon deneyi denen yönteme basvurulur. Hasta üç ayri kadehe idrar yapar ve kadehlerdeki renk degisiklikleri degerlendirilir. Kanama siyekten (üretra) kaynaklani yorsa idrarda kana bagli renk degisimi ilk kadehte ortaya çikar; buna ilk idrarda kan ya da ilk hematüri denir. Obür kadeh lerde ise berrak sari, normal idrar rengi görülür. Kan idrar kesesinden kaynaklaniyorsa kirmizi renk son kadehte ortaya çikar. Çünkü kan idrar kesesinin dibinde toplanmistir ve isemenin sonunda kesenin kasiln’iasiyla disari atilir. Buna son idrarda kan ya da son hematüri denir. Eger kanama böbrek ya da idrar borusu bölgesinde ise kan idrara bütünüyle karismis olarak gelir ve her üç kadeh de kirmizi renkte görülür; buna da bütün idrarda kan ya da tam hematüri denir.

Ilk hematüri
(Agirlikli olarak ilk kadehte kan)
Siyek kökenli nedenler (tas, iltihap) dsaDevamını Oku »

PostHeaderIcon İdrar kaçırma

Türkiye?de kadınların yüzde 15-17?sinin idrar kaçırma sorunu yaşadığı ve bu sorunun yaklaşık 20 dakika süren cerrahi müdahale ile tedavi edilebildiği bildirildi.

Jinekoloji ve Obstetrik Derneği Genel Sekreteri, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. İsmail Mete İtil, AA muhabirine yaptığı açıklamada, idrar kaçırmanın, yaşamı tehdit eden bir sağlık sorunu
olmadığını ancak tedavi yerine kendi haline bırakıldığında yaşam kalitesini bozan ve depresyona sürükleyen kronik bir hastalığa dönüştüğünü söyledi.

İdrar kaçırma sorunun genellikle orta yaştan sonra görülmeye başladığını, menopozla birlikte görülme sıklığının arttığını belirten İtil, sorunun, yaşlılığın bir dsaDevamını Oku »

PostHeaderIcon Ürtiker

ÜRTİKER

ÜRTİKER

Ürtiker, ilaçlara, yiyeceklere, infeksiyonlara ve daha pek çok uyarana bağlı olarak gelişebilen ve sık karşılaşılan bir hastalıktır. Halk arasında dabaz veya kurdeşen olarak bilinir. Toplumdaki kişilerin %20’sinin, yaşamları boyunca en az bir kez ürtiker atağı geçirdiği saptanmıştır. Altı haftadan kısa süren olgulara akut ürtiker, uzun sürenlere kronik ürtiker denir. Akut ürtiker gençlerde daha sık, her iki cinste eşit olarak görülür; kronik ürtiker kadınlarda ve orta yaşta daha sıktır.

Etyoloji:
Ürtikerin başlıca nedenleri, ilaçlar (penisilin, aspirin, vb), yiyecekler (kuru yemişler, yumurta, balık, deniz kabukluları, çikolata, inek sütü, turuçgiller, erik, elma, çilek, domates, havuç, fasulye, mantar, et, mayalı besinler, baharatlar, kızartmalar, turşu, vb) ve hazır yiyeceklerde bulunan katkı maddeleri (koruyucular, boyalar, vb.), inhalanlar (ev tozları, polenler, küfler, hayvan tüyleri-epitelleri vb.), fokal infeksiyonlar (tonsillit, farenjit, diş absesi, otit, kolesistit, piyelonefrit, vajinit vb.), parazitozlar (özellikle barsak parazitleri), böcek ısırmaları (özellikle arı sokması), tiroid hastalıkları (özellikle otoimmün olanlar), kollajenozlar (SLE, dermatomiyozit vb.), maligniteler ve dsaDevamını Oku »

PostHeaderIcon Böbrek yapısı ve işlevi

Böbrekler bel omurunun her iki yanında yer alırlar. Erkeklerdeki ağırlığı 125-170 gr, kadınlarda 115-155 gr arasında değişir. Boyu 11-12 cm, kalınlığı 2,5-3 cm, eni 5-7,5cm’dir.

Böbreklerin başlıca iki işlevi vardır:

1- Vücutta metabolizma soncu oluşan zararlı ürünlerin atılmasını sağlar.

2- Vücut sıvılarının içerdiği maddelerin pek çoğunun yoğunluğunu kontral ederler. Bu sayede vücudun su, tuz, asit, ürela kan yapımı, kemik gelişmesi ve kan basıncının düzenlenmesini sağlarlar. Vücudun tüm organ sistemleri arasında düzenli çalışmasını ayarlarlar.

Her iki böbrek birlikte yaklaşık olarak 2.400.000 nefron ihtiva ederler. Nefron kanın süzüldüğü glomerül ve devamı olan tüplerden oluşur. Nefronun asıl görevi kanın böbrekerden geçişi dsaDevamını Oku »

PostHeaderIcon vajinal akıntı

Adet günlerine göre akışkanlık ve rengi değişebilir. Adet kanamasını takip eden dönemde sarı-kahverenkli (parçalanmış kan hücreleri nedeniyle) olan akıntı, yumurtalık hormonlarının en yüksek olduğu iki adet ortası dönemde daha çok ve akışkandır. Bu sıvı vajina yan duvarlarından sızma ve vajina girişi ve idrar deliği kenarındaki bezlerin salgılarıyla oluşur.
Sağlıklı bir kadında berrak (bazan beyaz, mat), çiğ yumurta beyazı gibi, kokusuz bir akıntı (günde 5 ml, bir tatlı kaşığı kadar) normal olarak kabul edilir.
Genel olarak pH asittir.Asit pH’yı vajinada hastalığa neden olmadan yaşayan ve şekeri parçalayarak laktik asit oluşturan, laktobasil denilen bakteriler sağlar. Böylece vajina içerisinde mantar sporları ve diğer bakterilerin çoğalması engellenir. Laktobasillerin şekerden asit yapmaları için yumurtalık hormonları gereklidir.

Estrojen hormonunun azaldığı menapozda vajende şeker ve laktobasiller azalarak enfeksiyona yakalanma oranı artar.Ayrıca başka organların iltihabi hastalıklarının (bademcik, mesane, ortakulak, akciğer vb) tedavisi için kullanılan antibiyotikler laktobasilleri de öldürerek vajinada mantar ve diğer bakteri enfeksiyonlarının oluşmasına yol açabilir.

Vajinal enfeksiyonlar ve bunlara bağlı akıntıların önlenmesi için en ciddi önlem vajendeki laktobasillerin korunmasıdır. Pek çok önlemin temelinde bu yatar. Anormal sayılan akıntılar;

Kesilmiş süt gibi beyaz,
Kanlı
Et suyu gibi dsaDevamını Oku »

PostHeaderIcon Cinsel Uyarıcı Maddeler

Vücuda dışarıdan alınan ilaç, hormon ve bir takım maddelerin cinsel davranışlar üzerinde belli uyarıcı etkileri olabilir. Bazı maddeler libido üzerinde etki yaparak cinsel isteği ya da hazzı değiştirebilirken başkaları, sadece cinsel organların fiziksel tepkilerini farklılaştırır. Ancak bu gibi maddelerin çoğunluğu ne yazık ki cinsel istek ve duyumları çoğaltmaktan çok azaltma yönünde etki yaparlar.
Cinsel uyarı olarak bilinen maddeler`in çoğu beyindeki belli merkezler üzerine etki yaparlar. Bazılarıysa doğrudan doğruya cinsel organları denetleyen sinirler üzerinde uyarıcı olurlar. Ayrıca birtakım ilaç ya da maddeler sarhoşluk, gibi genel bir durum yaratarak cinsel davranış farklılıklarına yol açarlar. Uyarıcı maddeler`in hangi koşullar içinde alındığı da etki açısından önem taşır. Buna en iyi örnek LSD kullananların durumunda görülür. LSD, genellikle cinsel isteği yok edici olarak bilindiği halde bu maddeyi erotik bir ortamda alan ya da maddenin bu özelliğinden habersiz olarak ondan cinsel uyarıcı`lık etkisi uman bireylerde bu tür beklentiler doğrultusunda cinsel isteğin arttığı görülmüştür.

Cinsel uyarıcılar`ın erkekler üzerindeki etkileri günümüzde oldukça iyi bilinmekte, buna karşılık kadınların çoğunun maddeler`e gösterdikleri tepkiler, erkeklerinkine benzer olması tahmin edilerek değerlendirilmektedir. Bunun nedeni, cinsel tepkilerin erkek bedeninde çok daha rahatlıkla ölçülebilir olmasıdır. Bu konuda pek çok dsaDevamını Oku »