‘Uyku’ Benzer Yazılar.
Ürtiker
ÜRTİKER
ÜRTİKER
Ürtiker, ilaçlara, yiyeceklere, infeksiyonlara ve daha pek çok uyarana bağlı olarak gelişebilen ve sık karşılaşılan bir hastalıktır. Halk arasında dabaz veya kurdeşen olarak bilinir. Toplumdaki kişilerin %20’sinin, yaşamları boyunca en az bir kez ürtiker atağı geçirdiği saptanmıştır. Altı haftadan kısa süren olgulara akut ürtiker, uzun sürenlere kronik ürtiker denir. Akut ürtiker gençlerde daha sık, her iki cinste eşit olarak görülür; kronik ürtiker kadınlarda ve orta yaşta daha sıktır.
Etyoloji:
Ürtikerin başlıca nedenleri, ilaçlar (penisilin, aspirin, vb), yiyecekler (kuru yemişler, yumurta, balık, deniz kabukluları, çikolata, inek sütü, turuçgiller, erik, elma, çilek, domates, havuç, fasulye, mantar, et, mayalı besinler, baharatlar, kızartmalar, turşu, vb) ve hazır yiyeceklerde bulunan katkı maddeleri (koruyucular, boyalar, vb.), inhalanlar (ev tozları, polenler, küfler, hayvan tüyleri-epitelleri vb.), fokal infeksiyonlar (tonsillit, farenjit, diş absesi, otit, kolesistit, piyelonefrit, vajinit vb.), parazitozlar (özellikle barsak parazitleri), böcek ısırmaları (özellikle arı sokması), tiroid hastalıkları (özellikle otoimmün olanlar), kollajenozlar (SLE, dermatomiyozit vb.), maligniteler ve Devamını Oku »
Az uyku şişmanlatıyor
Dünya?nın ortak sorunu olan kilo problemi, genellikle çok yemeğe ve az hareket etmeye bağlı olsa da az uyumanın da şişmanlığı tetikleyen gizli bir düşman olduğu artık biliniyor… Kadıköy Şifa Sağlık Grubu?ndan Beslenme ve Diyet Uzmanı Seda Bahtiyar Tatay, son 40 yılda yapılan araştırmaların, günümüzde uyku süresinin dokuz saatten yedi saate düştüğünü ve insanların daha az uyuyup daha çok kilo aldıklarını gösterdiğini açıklıyor. Dyt. Seda Bahtiyar Tatay, az uyumanın insan sağlığı üzerinde birçok olumsuz etkisi olduğunu ve kilo probleminin de bu olumsuzluklardan biri olduğunu ifade ediyor.
Televizyon ve bilgisayar karşısında geçirilen zamanın geç saatlere kadar sarkmasının gece atıştırmalarına neden olduğunu belirten Dyt .Seda Bahtiyar Tatay, gece geç alınan besinlerin vücut tarafından enerji olarak harcanamadığını ve depolanarak kiloya dönüştüğünü söylüyor.
Uykunun vücut için çok önemli olan bir zaman dilimi olduğunu belirten Kadıköy Şifa Sağlık Grubu?ndan Beslenme ve Diyet Uzmanı Seda Bahtiyar Tatay, uyku bozukluğunun Devamını Oku »
Uyku hastalığı
Uyku hastalığıİnsanın kanında Trypanozoma Gambiense ve Trypanozoma Rhodesiense türlerinin parazitlenmesiyle meydana gelen bir hastalık. Hastalığın yayılması ve bulaşması Tse-Tse sineği vasıtasıyla olur. Akut ve müzmin olarak ilerleyebilir. Akut halde yüksek ateş, adenit, deride kırmızı döküntüler ve geçici ödemler olur; müzmin halde ise parazit beyne yerleştiğinden meningo-ensefalit, meningo-miyelit sonucu sinir dokusunun hücre yıkımıyla şuurunun kaybolması ve ilerleyen koma ile ölüm meydana gelir.
Belirtileri: Uyku hastalığı düzensiz ateş, özellikle boyun arka hattındaki lenf bezlerinde şişme, deride kırmızı döküntüler ve ağrılı lokalize ödemle karakterizedir. Titreme, başağrısı, havale geçirme gibi merkezi sinir sistemi belirtileri daha sonra gelişir ve koma ile ölüme götürür. Trypanozoma Rhodesiense ile olan hastalık diğer tipe göre daha ciddi ve öldürücü seyreder.
Teşhis: Hastalığın teşhisi tripanozomların görülmesine bağlıdır. Hastalığın erken devresinde parazitler periferik kandan yapılan yaymada veya büyümüş lenf bezinden alınan sıvıda görülürler. Hastalığın ilerlemiş safhasında parazit sadece beyin omurilik sıvısında bulunur.
Korunma: Uyku hastalığına karşı korunmada aşağıdaki metodlar vardır:
a) Bulaşma kaynağı olan enfekte Devamını Oku »
Uyku bozukluğu 2
Hazımsızlık Sindirimin normal şekilde olmaması ve bağırsakların seyrek çalışmasına; halk arasında hazımsızlık, tıp dilinde ise dispepsi denir. Nedenleri çeşitlidir. Ağır yemekler, yemekleri gereği gibi çiğnememe, diş veya dişeti iltihapları, içki veya sigara içmek, çok miktarda çay veya kahve içmek, fazla miktarda şekerli veya unlu şeyler yemek, kansızlık, yorgunluk, sinir bozukluğu ve üzüntü hazımsızlığı doğuran nedenler arasında sayılabilir. Yemekten bir süre sonra; midede şişkinlik veya yanma hissi ortaya çıkar. Sık sık yemek ihtiyacı hissedilir. Kabızlıktan şikayet edilir. Bazı kimselerde halsizlik, uykusuzluk, unutkanlık veya Devamını Oku »
Zehirlenme
Bir zehirin organizmaya alınması, birikmesi veya organizmanın bunu kendi bünyesinde üretmesi neticesinde meydana gelen, çeşitli dokulardaki geçici veya dâimi, menfî (zararlı) değişiklikler. Zehirlenme, bir defâda alınan zehirle husûle gelebildiği gibi, küçük dozların üst üste alınmasıyla da meydana gelebilir. Zehirlenmenin ağırlığı alınan maddenin miktarına ve vasıflarına bağlıdır. Zehirlenmeler çeşitli sebeplerden olabilir. Bunların başlıcaları: Endüstri mahsulleri ile: Bu zehirlenmeler çok çeşitli maddelerle meydana gelir. Bunların başında boya sanâyiinde kullanılan anilin, metilalkol; kauçuk endüstrisinde benzen, toluen, ksilol; eskiden tabâbette kullanılan bugün boya ve kozmetik sanâyiinde kullanılan arsenik; bakırla uğraşanlarda bakır; akü sanâyiinde kullanılan antimon, kadmium ve kurşun; gene matbaacı, boyacı ve ressamlarda kurşun; tütünle uğraşanlarda ve devamlı sigara içenlerde nikotin; fâre zehirinde kullanılan strikinin ve Devamını Oku »
panik atak nedir ? nelere yol açar
Panik atakları insanların % 3-6’sında görülürken batılı kaynaklarda panik bozukluğunun görülme sıklığı % 1-3 olarak belirtilmektedir. Türkiye Ruh Sağlığı Profili Raporunda 12 aylık dönem esas alınarak yapılan sıklık tespitinde, panik bozukluğu ve/veya agorafobi sıklığı toplam % 1 olarak bulunmuştur; bunların hekime başvurma oranı % 34.5 olup, diğer tüm psikiyatrik hastalıklardan daha yüksektir. Panik ataklarının şiddetli ve korkutucu fiziksel semptomlarla seyretmesi hekime sık başvurmada en önemli etken gibi gözükmektedir.
Panik atak hastaları sıklıkla kalp hastası olduğunu veya kalp krizi geçirdiğini düşünerek hekime ve acil servislere giderler. Hasta, ani bir “nöbet” tanımlar. Kimi zaman bu nöbet hastaları uykularından kaldırabilir. Şikayetler başladıktan sonraki ilk 10 dakikada maksimum şiddete ulaşır; dakikalar içinde geçer, bir saatten uzun sürme olasılığı çok azdır. Nöbet esnasında hasta tipik olarak “panik” içindedir.
Acil görünümlü ya da acile başvuracak şiddette bir “nöbet” geçirdiğini ifade eden bir hastada, aşağıdaki şikayetlerden en az dördü nöbet esnasında mevcut ise, panik atağı düşünülür;
-
Çarpıntı, kalp atımlarını hissetme,
-
Terleme,
-
Titreme,
-
Nefes darlığı, boğulacağım hissi,
-
Göğüs ağrısı, göğüste sıkışma hissi,
- Devamını Oku »